Anneler, Çocuklarınızın Büyüyünce Piyasa Danışmanı Olmasına İzin Vermeyin

“Tüketim kapitalizmi temelde materyalist değil, semiyotiktir.  İşaretlerin, sembollerin, resimlerin ve markaların psikolojik dünyasıyla ilgileniyorlar, elle tutulur ürünlerin fiziksel dünyasıyla değil. Pazarlamacılar bifteği değil, cızırtısını sattıklarını biliyorlar; çünkü prim yapacak bir markanın cızırtısı yüksek kar payı sunarken bifteğin kendisi her kasabın satabileceği düşük marjlı metadır.” diyor Geoffrey Miller, Tüketimin Evrimi (Alfa, 2011) kitabında.

Anneler, Çocuklarınızın Büyüyünce Piyasa Danışmanı Olmasına İzin Vermeyin yazısına devam et

Senden de çok sende

“Öznenin görebilmesi ve büyülenebilmesi için, yansılıma beneğiyle ilgili varsayımın olmazsa olmaz niteliğini; leke karşısında büyülenmenin lekeyi keşfeden gözden önce geldiğini hatırınıza getirin. O zaman bakışın hipnozdaki işlevini hemen anlayacaksınız; bu işlev bir kristal sarkaç da olabilir, başka herhangi bir şey de, yeter ki parlasın.” diyor Lacan, Psikanalizin Dört Temel Kavramı’nda (Metis). Bana göre tekstuel iletişimin, dolaylı ya da dolaysız fraktal ve tükenmeyen ve aynı zamanda ele geçmeyen doğasını da anlatmış oluyor. Aslında özne ile her iletişim, içinde ele geçmeyenlerle (arzu) tahkim edilebilir, buna reklam, rüya, siyaset de dahildir; yeter ki parlasın.


Senden de çok sende yazısına devam et

Yeminli Kitap Müfettişi

Benjamin, Son Bakışta Aşk‘ta, endüstriyel tipografinin ve kitap üretiminin Mallarmé‘nin ve dadaizmcıların elinden çıktıktan sonra nasıl “kitabın arkaik sükûnetine” saldıran bir araç haline geldiğini anlatıyor. Bu anlamda, Görsel Şiir gibi “deneylerin” çok da kalıcı olmaları gerekmiyor, belki. Çünkü reklamı yapılamayan şeylerin “şiiri” olmak zorunda Şiir. Her ne kadar sonunda Benjamin “enternasyonal bir yazı dili” öngörüsünün “kaka emojisi” ya da “barkod tabancası” ile önümüze çıktığını görememiş olsa da..

Yeminli Kitap Müfettişi yazısına devam et

Toynbee ve Büyük Anlatı Kıskacı

Arnold Toynbee‘nin altı yüz küsür sayfalık Bir Tarih İncelemesi adlı eserinin kısaltılmış baskısının dizininde Kopernik, Galileo, Descartes ve Newton adları geçmiyor.” diyor Koestler, Uyurgezerler’in girişinde. Nereden nereye derken, Toynbee gibi kendisini Marx‘la kıyaslayan bir “kahin”in, 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki “Büyük Anlatı” sıtmasındaki kısa yükseliş ve unutuluş öyküsü aşağıda yer alıyor. ROBERT FULFORD’un “ANLATININ GÜCÜ” kitabından..


Toynbee ve Büyük Anlatı Kıskacı yazısına devam et

Açığız, üye olabilir ve Zinhar serüveninin 16. yılında görsel şiir hakkında siz de paylaşımda bulunabilirsiniz. Poetikhars.com kullanıcı adı ve şifreniz bu sitede işe yaramıyor (henüz!) o yüzden normal şekilde üye olmanız tavsiye edilir. Tekrar Hoşgeldiniz!

Araç çubuğuna atla