“Tüketim kapitalizmi temelde materyalist değil, semiyotiktir.  İşaretlerin, sembollerin, resimlerin ve markaların psikolojik dünyasıyla ilgileniyorlar, elle tutulur ürünlerin fiziksel dünyasıyla değil. Pazarlamacılar bifteği değil, cızırtısını sattıklarını biliyorlar; çünkü prim yapacak bir markanın cızırtısı yüksek kar payı sunarken bifteğin kendisi her kasabın satabileceği düşük marjlı metadır.” diyor Geoffrey Miller, Tüketimin Evrimi (Alfa,Okumaya devam…

Yazı’nın Söz’den ayrılıp, bu ayrılışın izleri sonsuza kadar silindiği anda ortaya çıkıyor. ya da diğerlerinin bizzat ya da aşikaren yaşadığı şeyi Derrida fenni şekilde anlatıyor, anlatmaya çalışıyor. Gramatoloji’nin Bilgesu Yayınları baskısından…Okumaya devam…

“Öznenin görebilmesi ve büyülenebilmesi için, yansılıma beneğiyle ilgili varsayımın olmazsa olmaz niteliğini; leke karşısında büyülenmenin lekeyi keşfeden gözden önce geldiğini hatırınıza getirin. O zaman bakışın hipnozdaki işlevini hemen anlayacaksınız; bu işlev bir kristal sarkaç da olabilir, başka herhangi bir şey de, yeter ki parlasın.” diyor , Psikanalizin Dört Temel Kavramı’ndaOkumaya devam…

“Romantikliğin Kökleri”nde (YKY, 2004) aşağıdaki birkaç paragrafla iflah olmaz romantikleri bir araya toplamış ve uzun zamandan sonra heyecan verici bir metni okuma tadını bana vermiştir. Paylaşmak istedim..Okumaya devam…

, Son Bakışta Aşk‘ta, endüstriyel tipografinin ve kitap üretiminin ‘nin ve cıların elinden çıktıktan sonra nasıl “kitabın arkaik sükûnetine” saldıran bir araç haline geldiğini anlatıyor. Bu anlamda, gibi “deneylerin” çok da kalıcı olmaları gerekmiyor, belki. Çünkü reklamı yapılamayan şeylerin “şiiri” olmak zorunda Şiir. Her ne kadar sonunda Benjamin “enternasyonal birOkumaya devam…