“‘nin altı yüz küsür sayfalık Bir Tarih İncelemesi adlı eserinin kısaltılmış baskısının dizininde Kopernik, Galileo, ve adları geçmiyor.” diyor Koestler, Uyurgezerler’in girişinde. Nereden nereye derken, Toynbee gibi kendisini ‘la kıyaslayan bir “kahin”in, 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki “Büyük Anlatı” sıtmasındaki kısa yükseliş ve unutuluş öyküsü aşağıda yer alıyor. ROBERT FULFORD’un “ANLATININOkumaya devam…

Yazınsal Uzam’da , yapıt içindeki o tekinsiz karanlığı Mallarmé üzerinden anlatıyor. Yazma Eylemi’nin arkeolojisi olarak okunacak bu bölümler, Yazı ile Görsel Şiir arasında kurulabilecek en ince bağları da göstermekte. İlk kısmı İlkel Söz, Temel Söz olarak alıntılamıştım.Okumaya devam…

Paz, Çamurdan Doğanlar (Romantizmden Avangarda Modern Şiir) kitabında, bugün, gelenek, modern, eleştiri arasında keskin ve güçlü bağlarla örüyor yazı. Bugün ve şimdi, burada olmak üzerinden okunduğunda şiir, modernitenin sultasından belki de ancak bugün ve şimdi kurtulacak, kurtulabilir, benim gözümde…Okumaya devam…

Sanat Komplosu’nda Baudrilllard “Gizleyecek bir şeyi kalmayan ve insanı düşletme yeteneğinden mahrum bırakılan her şey var olmaya, görülmeye, reklamı yapılmaya, inandırıcı olmaya, göstermeye, bir değere sahip olmaya mahkumdur.” der. Buradan görsel şiire ve özellikle deney alanına bir çıkma yapabilecek kafalar varsa, ufak bir hatırlatma olsun aşağıdaki alıntı.Okumaya devam…

Her zaman, her an, her şekilde Baudrillard ilgiyi, algıyı ve modern Batı’nın “küreselleşme” hastalığını teşhis edip, ona neşteri vurmakta… Aslında metin gidişinde “Ortadan Kaybolma Sanatı” isimli bölüm en çok ilgimi çekiyor ama.. “Neden Her Şey Hâlâ Yok Olup Gitmedi?” Oğuz Adanır çevirisi ile Boğaziçi Yayınları’ndan 2012 yılında çıkmış, alıntı oOkumaya devam…