Serkan tarafından yazılmış tüm yazılar

Zinhar'ın kurucusu ve Türkiye'de Görsel Şiir diye bir şeyi tartışmış olmanızın sebebi olan kişi. Şair. En son yayınladığı Büt'an Şiirleri ile birlikte son mısralı şiir kitabını yayınladı. Şimdilik, bu...

Son Barbar

O meşum ya da kutlu sona doğru erişiyoruz. Kabus dolu geçen bunca yıldan sonra, Türkiye’de Görsel Şiir’in ilk adımlarını serimleyebileceğimiz kitap ya da derleme ya da toplama ortaya çıkmak üzere. Kendi adıma zaten bugüne kadar (yani 2003 yılından bu yana geçen zamanda) resim-yazı-şiir konusunda oldukça fazla metin ortaya çıkarmış durumdayım. Bunların zamanla eskiyen, işe yaramayan taraflarını kesip atıyorum. Geriye kalan ise, anlamlı bir bütün oluşturabilecek midir, bunu zamanla göreceğiz. Fakat, önümüzdeki zaman içinde yayınlamaya çalışacağım kitaplarla konu hakkında yazılabilecek şeyleri derleyip toparlama yolunda büyük bir yol kat edeceğimiz açık. Son Barbar yazısına devam et

Bir nevi görsel şiir antolojisine doğru

“ve de ki” Mart ayı başında yayınlandıktan sonra (Ebabil Yayınları) elde sadece yayınlanmamış mısralı şiirlerin tasnifi ve yayınlanmış kitapların birleştirilip tek bir kitap haline getirilmesi var. Kişi, yazdığı şiirlerin bir tasnifini, gevşek de olsa yapmamalı ve onları bir şekilde Zaman’ın ve okurun -her kimse- belleğindeki tortulanmasına bırakmalı. Fakat bir yandan da bu yığının -orada burada yayınlanmış ve her nedense tuhaf hikayelerle bezeli kitap olma süreçleri- gözönünde olmasını istiyor. Tarihin ya da şiir tarihinin tasnif gücü, yok ediciliği ile kolkola geçiyor. Sonra ortaya bir yanda artık unutmak istediği şiirleri ve kitapları sürekli yeniden basım ile gündeme sokmaya çalışan ve bundan da tiksinen sallantıda bir şair tipi çıkıyor.

Bir nevi görsel şiir antolojisine doğru yazısına devam et

İletim, İletişim Ve Diğer Ağların Yol Açtığı Zihinsel Diaspora

Video, interaktif ekran, mültimedya, İnternet, Sanal Gerçeklik. Dört bir yandan interaktif süreçler tarafından kuşatılmış bulunuyoruz. Birbirinden farklı şeyler birbirine karıştı. Hiçbir yerde artık mesafe bilinci diye bir şey yok. Cinsiyetler, karşıt kutuplar, sahne ve salon, oyuncular, özne ve nesne, gerçek ve ikizi arasındaki mesafe ortadan kalktı.

Birbirine karışan terimler, birbirlerine toslayan kutuplar değer yargılarını dümdüz ettiler. Artık ne sanat, ne ahlâk ne de politika alanında değer yargılarından söz edilemez.

Mesafeyle mesafe “pathos”unun saf dışı edilmesi herhangi bir konuda konuşmayı olanaksızlaştırmaktadır. İletim, İletişim Ve Diğer Ağların Yol Açtığı Zihinsel Diaspora yazısına devam et