Blanchot

(1907) Fransız roman ve deneme yazarı, türün sınırlarını zorlayan romanları, yazın ile dil arasındaki ilişkiyi ele alan denemeleriyle tanınmıştır.  Fransa’da, Saöne-et-Loire’da doğdu. Geleneksel yazın eleştirisine karşı gelişen nouvelle critique (Yeni Eleştiri) anlayışının önde gelen yazarlarından oldu. Bu anlayışı paylaşan Bataille ve Barthes gibi yazarlarla birlikte Tel Quel ve Critique adlı dergilerde deneme­leri yayımlandı. Nouvelle Revue Française dergisinin de sürekli eleştirmenlerinden biri oldu. Yazın yaşamı­na, 1941 ve 1942’de yayımlanan ve Kafka etkileri taşıyan romanlarıyla başladı.

Blanchot’nun modern Fransız yazarları üzerine yaptığı incelemeleri dil olgusunun çözümlenmesine dayanır. Dili gerçekliği yansıtmanın bir aracı olarak değil, yazının nesnesi olarak kabul eder. Deneme ve incelemelerinde konusu çoğunlukla dili işlemeye önem veren Kafka, Bataille, Sade, Artaud ve Ni- etzsche gibi yazarlar ve Mallarmé, Char, Lautreamont ve Hölderlin gibi şairlerdir.

Le Livre â Venir (“Gelecek Kitap”) ve 1953-1965 yılları arasında yazdığı çeşitli denemeleri içeren L’En- tretien infini (“Sonsuz Söyleşi”) adlı kitaplarında yazma eylemi ile dil arasındaki ilişkiyi irdeler. Blanchot’ya göre yazın dış gerçekliği yansıtmaz, yazının konusu böyle bir gerçekliğin yokluğudur. Dil de, dış dünyanın bir eşdeğerini yaratmaz, tam tersine onu olumsuzlar, yıkar. Bu anlamda yazma eylemi yokluk ve hiçliğe varır, özünde sessizlik ve ölümü içerir. Eleştirinin yapabileceği ise yapıta anlam vermek değil, onun özünde varolan sessizliği dile getirmektir. Blanchot bu bağlamda “kitap” ve “yazın”ın yok oluşu ve “yazar”ın ölümü temalarını tartışır. 1973-1980 arasında yayımlanan yapıtları yazıda bütünlüğü yadsıyan l’ecriture fragmentaire (parçalı yazı) tarzın­daki denemeleridir. Romanlarıyla da bu türün sınırla­rını zorlamış, roman, anlatı ve deneme türlerinin arasındaki ayrımları ortadan kaldıran yeni bir tarz geliştirmiştir.

Blanchot, sözün yazı, düşüncenin ise dil üzerin­deki önceliğini varsayan geleneksel yazın eleştirisine karşı çıkmıştır. Nietzsche’nin etkisiyle gelişen çağdaş Fransız düşünce akımları içinde yer almış,

Bataille, Barthes ve Derrida gibi dilin sınırlarını tartışarak dil ile yazı arasındaki ilişkileri ele alan yazarları etkile­miştir.