Ses… Deneme: 1 ki 3

Yazıya dökülen ilk sesin ne olduğunu merak etmişimdir kendimi bildim bileli. İlk sesin vücûdu neyden var oldu? Adem ile Havva ne söylediler ki birbirlerine? Lekenin ve izlerin bakıştaki kıymeti ortaya çıkıyor bir anda böylelikle. Harfler kainatın büyülü tılsımları sanki her baktığımda derinlik sarhoşu hissettiğim.

Dilbilimin sağladığı akılcı perspektifle değerlendirince: dizginin syntax varlığı ve yan yanalığı juxtaposition bana tasarımda müstesna ufuklar açmıştır sevgili okur. Niye erken yaşta dilbilim kurcaladıysam, bilemiyorum. Kayboldum ve bir daha da kurgusal edebiyata dönemedim. Ama şiir, var sa yoksa şiir: edebi kalibresi yüksek, zarif dizelere tutulmamak ve seslerin ahengine katılmamak elimde değil.

Grafik tasarıma çok erken daldım yine niyeyse. Meslek lisesinin meslekten başka pek çok şeyi barındırdığı bir okulda, İzmir Karşıyaka’da başladım grafiğe. 0.01, 0.02 ve 0.03mm Rapido teknik çizim kalemleri, mürekkepli parmaklar, cetvel, gönye, bristol karton, kara kalem desen, karanlık oda, agrandizör, ışıklı masada montaj, film pozlama, renk ayrımı ve çakışan kroslar ++++ CMYK değerleri, 4 rengin noktasal dağılımı ve açıları, tipo baskı, kağıdın mürekkebe tepkisi ve daha bir çoğu: şimdiki tasarımın, bilgisayarda iki tık sağa çek’lerine maruz kalmadan lekenin asli değerini, tram mı ızdırap mı artık neyse tatbik ederek büyüdüm.

Sonra adı gibi müstesna ve güzel olan Güzel Sanatlar Fakültesi’ne gittim. Öğrenci ve öğretenlerinin güzelliği tasarıma olan sevdamı alevlendirdi. Bırakmak ne mümkün: içim dışım görsel algılama, gösterge, semiyotik, psikoloji, gerçeklik, yanılsama, simülasyon kuramları ve grafik baskı oldu. Aqua tint, amonyak, asit, çelik stylus, çivi: çiziktirecek herhangi bir nesne, merdane, çinko, balmumu ve zift: 1999 yazının özeti.

Deneyerek, illa ki merakımı doyuruncaya kadar deneyerek görmeli ve yapmalıydım bir işi ve tasarımı. Bunun beni yalnızlaştıran yan etkisi bir yana handikabı öte yana, zenginlik ve derinlik olduğunu da keşfettim. İyi ki dünya beni yazının temel komponentlerinden biri olduğu grafik tasarımla buluşturdu. İfade gücüme şiirsel zarafeti kattı. Grafiğin tipografik yanı, kavramsal, imgesel ve piktografik alanı devasa cevherlerdir şahsımda.

Nereye gidiyor bu merak, daha doğrusu nereye gider hiç bir fikrim yok! Estetik bağlamda etrafında döndüğüm, aşkın görsel dünyanın ve dilin cazibesiyle, hipnotik büyüsünden başka kapıldığım ne var iz bırakacak bilmiyorum: ilk adımı atıp, ilk yazımı yazıp, burada şahsi bir 0 noktası bellemekten başka.

Öncesinde pek azına dahil olduğum Poetik (H)ars ve şimdi Türkçe görsel şiirin literatürü; Son Barbar antolojisi içeriğine, şöyle ya da böyle katkıda bulunmaktan ve yolunda iz sürmekten müthiş haz aldığım doğrudur. Az, öz alıntıları ve yazıları aralıklarla tekrar okuyarak yeni bağlamlar örmek ve örgüler oluşturmak yine burada yapmaktan keyif aldığım şeylerden biridir. Anlık instantenous sonuçlara haddinden fazla itibar edilen günümüzde, kaliteli içerikler için beklemenin ve soluklanmanın, iletişimin temel gereklerinden biri olduğunu da anımsatan Son Barbar‘ın sıcak ve misafirperver çatısıyla, deneysel tavrı kucaklayan birliğinin daim olması temennilerimle.

Okuyucu, izleyici: Merhaba!

Bir Cevap Yazın